Salı, Aralık 20, 2005

Eric Sardinas


Steve Vai'nin ön grubuydu.müthiş bir performans sundu.Çok kısa olan programının bitmesini hiç istemedim.İçimden tek başına gelsede doya doya dinlesek dedim durdum...
Karanlıkta ışıktan yansıyan kovboy şapkasıyla oluşan görüntüsü, hareketleri, kapalı daracık mekanda seyirci ile iletişimi ve elbetteki müziği unutulmazdı...

top 3 Sardinas’im:
  1. Cherry Bomb(Treat Me Right)
  2. Gambling Man Blues(Devil's Train)
  3. Old Smyrna Road(Black Pearls)

Çarşamba, Ağustos 31, 2005

richie kotzen


  • Virtüöz Gitarist
  • Muthiş Vokalist
  • Bestekar
  • Aşırı Karizma

Piyano ile başladı, kiss posterinden etkilenerek 7 yaşında gitara geçti, 17 yaşında Jason Becker’in produktorlugunde “Fever Dreams”’I çıkardı ki oyle tanımaya basladık. Tekniğini, yıkıcı sesini, tarzını, tonunu çok beğendik. Su ana kadar kendisine ait albumler ve bulunduğu projeleri takip etmeye benim gücüm yetmedi ama o hala birşeyler yapmaya devam ediyor. Bulunduğu bilinen 2 populer grup var(bence gereksiz ama yinde soylemeli). Zamanında(1993) Poison’a girmişti ve gruptaki bir elemanın karısını (hatunda haklı) yoldan çıkarınca yine tek başına devam etti. Bundan yıllar sonra(1999) Mr.Big’e geçti ve güzel birkaç albüm sonrasi grup malesef dağıldı. Şimdi Forty Deuce isimli grupta baş guitarist ve vokalist. Ama ben hep onun solo albümlerini sevdim ki son albümü(şu anlık) “Get up” bunların en iyi örneği bence. Müziğindeki ve stilindeki olgunluk hemen hissediliyor.Her parçada daha ayri bir tad alirken album aynı bütünlüğe sahip...

Direksiyon başında “so cold”’u dinlemenizi hiç tavsiye etmem, bana büyük tehlikelere sebep oldu :)...

Şu anlık benim top 3 Kotzen’im:
  1. So Cold(Get Up)
  2. You Don't Love Me Baby(Steve Lukather/Richie Kotzen - L.A. Blues Authority)
  3. Last Words(The Inner Galactic Fusion Experience)


Your so cold how did I ever let you get me
Your soul cold how did I ever let you get to me

Pazartesi, Haziran 13, 2005

çok yoruldum

Son zamanlarda blog'uma hiç iyi davranmadim. Ne yapayim garip bir şekilde yoğun bir dönem geçiriyorum ama artik biraz dinlenmeye ve geri çekilmeye karar verdim. Uzaktan misafirlerin gelmesi, tatil için yapilan geziler, düğünler, doğum günü partileri, yeni yüzler, yeni sözler, cumartesilerinin yıkıcı alkol eğlenceleri ve konserler. Hepsi çok güzeldi ama yeter artık. Bütün işlerimi, yapacaklarimi geri plana birakmistim. Özellikle işim ile ilgili bazı kitaplar okuyup bitirmeliyim.

Cuma, Nisan 22, 2005

smile on your face

kendi bilgisayarımda elimdeki fotoğraflardan kesip topladığım fotograf karelerini haky'nin tavsiyesi ile yeni blog'umda toplamaya başladım. şimdiden çok güzel oldu. ilerde daha müthiş olacak :)

Çarşamba, Mart 30, 2005

Mart da bitti

Kalanlar:

sağlık
Bazı kontrollerden dolayı geçen iki hafta içinde 3 kez cerrahpaşa'ya gittim. 4,5 tane prof. ve doçent'e göründüm. şimdilik ciddi bir sorun yok. sağolsun kadim dostum mehmet(kaiser) beni hiç yalnız bırakmadı. korktuğumuz şeyler çıkmadı.

izmir
Bu hafta ne güzel İzmir'e gidecektim. İzmir'de İsmail yine bana müthiş margaritalarından yapacaktı. Belki onları kandırıp Şirince'ye şarap içmeye gidecektik. Yine herşey karıştı. İşler, randevular, haftanın yorgunluğu. Şansımı bir dahaki hafta deneyeceğim.

bowling
Geçenlerde birisi iş diğeri arıza tayfayla toplam 2 kez bowling'e gittim. Teknik artık değişmiyor. Gittikçe paslanıyorum. Allahtan arıza tayfa hala çaylak modda. Ama bizimkiler çok sağlam. Yine küçük Oğuz affetmedi hiçbirimizi.
işte çaylaklar :)

can sıkıntısı
Birkaç hafta önce canımı çok sıkan şeyler olmuştu ama çabuk toparladım kendimi. Ne kadar kaçsan bile kan emiciler mutlaka seni bulup, dişlerini geçiriyorlar.

değişmeyen
evren, siyabend, dostlar, ev, spor, karash, taksim, müzik ve bedelli beklentisi:)

gecenin tavsiyesi
Billy McLaughlin - The Pond

Cuma, Mart 18, 2005

Taksim

Dışarı çıkacağım zaman aklıma neden başka bir yer gelmez? Bıkmadım mı gitmekten, sürekli aynı yerler aynı yüzler... İstanbul'a üniversiteye geldiğimden beri hep aynı. Şimdi kendimi ofisten dışarı atacağım ve nereye gideceğim? Elbette Taksim. İyide bunu neden sıkılarak söylüyorum? Şu an istediğim tek şey birkaç arkadaşımı görüp dertleşmek, belki birlikte birkaç kadeh şarap içmek. Malesef çoğunluk şu an orada...
Sebep bu mu yoksa?
İlkbahar geliyor. Ben yine outdoor sporlara veririm kendimi nasıl olsa. En iyisi sessiz sessiz ben yine taksim'e gideyim, biraz sakinleşeyim :)

fon: pink floyd - welcome to the machine
...
where have you been?it's all right we know where you've been
...

Salı, Mart 15, 2005

Long Gone Day


"isn't it so strange how far away we are all now?

am i the only one who remembers that summer?"